
Her yıl 1 Kasım’da vegan bireyler tarafından kutlanan ve vegan yaşamın aktarıldığı Dünya Vegan Günü, vegan yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıklarına ilişkin farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Hayvansal kaynaklı hiçbir gıdanın tüketilmediği vegan beslenme, yalnızca beslenme tercihi olarak değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olarak da değerlendiriliyor. Diyetisyen Gürkan Hınız, vegan beslenmeye ilişkin merak edilen soruları yanıtlayarak dengeli beslenmenin, doğru besin seçiminin ve kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekti.
‘VEGAN BESLENMEDE ÖNEMLİ OLAN SADECE NEYİ ÇIKARDIĞINIZ DEĞİL, NEYİ YERİNE KOYDUĞUNUZ’
Vegan beslenmenin bir beslenme prensibinin ötesinde yaşam felsefesi olduğunu belirten Hınız, bu yaklaşımın beslenme boyutunda hiçbir hayvansal gıdanın tüketilmemesini esas aldığını ifade etti. Hınız, vegan beslenmede hayvansal ürünlerin beslenme düzeninden çıkarılması kadar bunların yerine hangi besinlerin konulduğunun da önemli olduğunu vurguladı. Dengeli bir vegan beslenme planının sebze, meyve, yağlı tohumlar, kuru baklagiller ve işlenmemiş tam tahılların doğru zamanlama ve porsiyonlarla tüketilmesine dayandığını ifade eden Hınız, iyi planlanmayan beslenme düzeninin kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
‘VEGAN BESLENEN HERKES TAKVİYE KULLANMAK ZORUNDA DEĞİL’
Vegan beslenmeye ilişkin toplumda yaygın olan yanlış inanışlara da değinen Hınız, vegan bireylerin sürekli besin takviyesi kullanmak zorunda olduğu ve bu beslenme biçiminin yüksek maliyetli olduğu düşüncesinin öne çıktığını kaydetti. Bu algının temelinde vegan beslenen kişilerin vücutlarının ihtiyaç duyduğu besin bileşenlerini yeterince alamayacağı düşüncesinin bulunduğunu belirten Hınız, iyi planlanmış vegan beslenmenin besin öğesi eksikliklerine neden olacağı yönündeki genellemenin doğru olmadığını ifade etti.
HAYVANSAL GIDA TÜKETMEDEN YETERLİ PROTEİN ALINABİLİR Mİ?
Vegan beslenmede en çok merak edilen konulardan biri de protein ihtiyacının nasıl karşılanacağı. Hayvansal gıdalar tüketilmeden de vücudun ihtiyaç duyduğu proteinin alınmasının mümkün olduğunu dile getiren Hınız, bitkisel kaynakların protein açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitlerin hangi kaynaktan geldiğinden ziyade yeterli miktarda alınıp alınmadığının önemli olduğunu vurgulayan Hınız, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, tam tahıllar ve mantarların vegan beslenmede protein kaynakları arasında yer aldığını belirtti. Hınız, kuru fasulye, nohut, barbunya, soya, chia tohumu, Antep fıstığı, kinoa ve buğdayın protein ve amino asit alımına katkı sağlayabilecek besinler arasında bulunduğunu ifade etti.
B12 VİTAMİNİNE DİKKAT: TAKVİYE İÇİN ÖNCE TAHLİL YAPTIRILMALI
Vegan beslenmede vitamin ve mineral eksikliklerine ilişkin endişelerin sıkça gündeme geldiğini belirten Hınız, özellikle B12 vitamini konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Besin takviyesi kullanımından önce mutlaka kan tahlillerinin değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Hınız, B12 eksikliğinin yalnızca vegan bireylerle sınırlı bir sorun olmadığını ifade etti. B12 vitamininin doğadaki döngüsüne ve hayvansal gıdalarla ilişkisine dikkat çeken Hınız, hayvanların B12 vitaminini depolaması ve yemlerine bu vitaminin eklenmesinin konuya ilişkin yanlış algılara yol açabildiğini belirtti. Vegan beslenen kişilerde de B12 eksikliğinin görülebildiğini kaydeden Hınız, ihtiyaç duyulması halinde takviyenin mutlaka hekim kontrolünde alınması gerektiğinin altını çizdi.
“‘HERKES İÇİN UYGUNDUR’ DEMEK DOĞRU DEĞİL”
Vegan beslenmenin toplumun her kesimi için uygun olup olmadığı sorusunun henüz kesin bir yanıtı bulunmadığını belirten Hınız, birçok sağlık otoritesinin doğru beslenme planlaması ve gerekli takviyelerle vegan beslenmenin mümkün olduğunu savunduğunu aktardı. Çocuklar, hamileler ve sporcuların da uygun şekilde hazırlanmış vegan beslenme programlarını uygulayabileceğini ifade eden Hınız, burada en önemli noktanın kişiye özel ve profesyonel destekle oluşturulmuş bir plan olduğunu söyledi. Özellikle gebelik döneminde vegan beslenmeyi tercih eden kadınların uzmanlar tarafından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Hınız, iyot, kolin, DHA, demir ve folik asit gibi besin bileşenlerinin titizlikle kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti.
‘VEGAN BESLENME SANILDIĞI KADAR PAHALI DEĞİL’
Vegan beslenmenin yüksek maliyetli olduğu yönündeki düşüncenin de her zaman gerçeği yansıtmadığını belirten Hınız, Türkiye’deki beslenme alışkanlıkları göz önüne alındığında vegan beslenmenin daha ekonomik olabileceğini dile getirdi. Mercimek çorbası, taze fasulye, salata ve ekmek gibi günlük hayatta sık tüketilen yiyeceklerin de vegan beslenmenin bir parçası olduğunu anımsatan Hınız, maliyetin özellikle özel üretim bitkisel ürünlerde artabildiğini söyledi. Bitkisel peynirler, hayvansal ürünlere alternatif olarak üretilen sucuk benzeri gıdalar ve vitamin-mineral açısından zenginleştirilmiş ürünlerin ek maliyet oluşturabileceğini belirten Hınız, vegan beslenmenin bu ürünlerle sınırlı olmadığını vurguladı.
‘TÜRK MUTFAĞINDA VEGAN BESLENMEYE UYGUN PEK ÇOK SEÇENEK VAR’
Vegan beslenmenin yalnızca özel olarak üretilmiş alternatif ürünlerden oluşmadığını söyleyen Hınız, geleneksel Türk mutfağında da vegan beslenmeye uygun çok sayıda yemek bulunduğunu ifade etti. Mercimek köftesi, humus, bulgur pilavı, zeytinyağlı yaprak sarması, biber dolması, çeşitli börekler ve taze fasulyenin vegan beslenme düzeninde tercih edilebilecek yemekler arasında yer aldığını belirten Hınız, doğru besin seçimi ve dengeli porsiyonlarla vegan beslenmenin hem çeşitli hem de ekonomik şekilde sürdürülebileceğini kaydetti.